Kız Kulesi’nin Hikayesi

Kız Kulesi Rivayete göre Galata Kulesinin aşık olduğu, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun aklı olsa Galata Kulesine varır, bir sürü çocukları olur dediği, şairinden ressamına herkesi büyüleyen İstanbul’un sembol yapılarından biridir Kız Kulesi. O kadar müstesna bir konumdadır ki, İstanbul’dan bakanın Kız Kulesi’ne, Kız Kulesi’nden bakanın İstanbul’a aşık olması kaçınılmazdır.
Üsküdar açıklarında, minik bir ada üzerinde inşa edilmiş olan Kız Kulesi hem müze olarak ziyaret edilebilmekte, hem de gündüzleri kafe ve restoran, geceleri bar ve restoran olarak hizmet vermekte; aynı zamanda düğün, toplantı, tanıtım, iş yemeği gibi etkinliklere ev sahipliği yapabilmektedir. Kulenin en üst katı olan Kuledebar’da 360° boğaz manzarası vardır.

Maiden's Tower
Kız Kulesi

 

Kız Kulesi Hikayesi:

Kız Kulesi’ne atfedilen bir çok hikaye ve efsane vardır:

Leandros Efsanesi (Hero ve Leandros):

Kız Kulesi efsanelerinin en bilinenidir. Bazı Avrupalı tarihçilerin Kız Kulesi’ne verdikleri Leander’s Tower isminin bu efsaneden geldiği rivayet edilmektedir. Efsaneye göre Leandros adındaki genç, Üsküdar’daki Tanrıça Afrodit adına yapılmış tapınağın rahibelerinden Hero’ya aşık olur. Rahibelerin evlenmeleri yasak olduğundan, genç aşıklar gizlice buluşurlar. Kız Kulesi’nde kumrulara bakmakla görevli olan Hero her gece yaktığı meşale ile Leandros’a yol göstermekte, Leandros kuleye yüzerek ulaşıp sevgilisine kavuşmaktadır. Ta ki Hero’nun meşalesinin söndüğü o fırtınalı geceye kadar. Leandros karanlıkta yönünü kaybeder ve azgın dalgalar arasında kaybolur. Ertesi gün sevgilisinin ölüm haberini alan Hero bu acıya dayanamaz ve boğazın sularına kendini bırakarak canına kıyar.

Maiden's Tower
Kız Kulesi

Yılanlı Hikaye (Prenses Efsanesi):

Kız Kulesi hikayelerinden çok kişinin bildiği bir diğeri Yılanlı Hikayedir. Vakti zamanında bir kâhin Bizans İmparatoruna, kızının yılan ısırmasıyla öleceği kehanetinde bulunur. Kızını çok seven imparator kızını yılanlardan korumak için Üsküdar açıklarındaki kayalıklara bir kule yaptırır ve biricik kızını buraya yerleştirir. Çok sıkı güvenlik önlemleri aldırsa da, kuleye gönderilen meyve sepetindeki yılanın kızını sokmasına engel olamaz ve kızı ölür.

Maiden's Tower
Kız Kulesi

Battal Gazi Efsanesi:

Atı alan Üsküdar’ı geçti sözünü duymayanımız yoktur. Kız Kulesi hikayelerinden en bilinen bu üçüncüsünde, bu sözün hikayesi anlatılmaktadır. Hikaye Osmanlı Dönemi’ne aittir. Battal Gazi İstanbul’u Bizanslılardan almak için kuşatmaya gelir ve sonuç alamayınca Kız Kulesi’nin karşına karargahını kurar. Burada yedi sene kaldığı, bunun Kız Kulesinde yaşayan Üsküdar Tekfuru’nun kızına aşık olmasından kaynaklandığı anlatılır. Sonunda kayık ile Kız Kulesi’ne baskın yapan Battal Gazi, hem tekfurun kızını hem de tekfurun kulede sakladığı hazineleri alır ve Üsküdar’a döner. Atına binip Üsküdar’dan ayrılır.

Maiden's Tower
Kız Kulesi

Aslanlı Hikaye:

Kız Kulesi hikayelerinden pek bilinmeyen sonuncusu Aslanlı Hikayedir. Bizans İmparatoru Konstantin döneminde hazineden para çalındığı, buna engel olmak için imparatorun, kızını hazineyi korumakla görevlendirdiği fakat kızının bunda başarılı olamadığı anlatılır. Hırsız zamanla zenginleşir ve imparatorun kızıyla intikam amacıyla evlenir. Kocasından kaçıp kendisine sığınan kızını korumak için onu Kız Kulesine saklayan imparator, kızını korumak için kuleye ayrıca aslanlar getirtir. Hırsız, aslanların bir kısmını öldürmeyi başarsa da diğerlerine yem olmaktan kurtulamaz.

Maiden's Tower
Kız Kulesi

 

Kız Kulesi Nerede:

İstanbul Boğazı’nın Marmara Denizi’ne yakın olan yerinde, Üsküdar açıklarında, küçük bir ada üzerindedir Kız Kulesi. Kıyıya en yakın olduğu yer, yaklaşık 170 metre mesafeyle Salacak sahilidir.

Kız Kulesi Nasıl Gidilir:

Kız Kulesi’ne ulaşım Salacak ve Kabataş’tan teknelerle sağlanmaktadır. Salacak ve Kabataş’a alternatif ulaşım araçlarıyla gidebilirsiniz. Yenikapı-Hacıosman (M2) metrosu ile gidecekseniz; Taksim durağında inip füniküler ile Kabataş’a inebilir ya da Yenikapı durağında inip Marmaray’a aktarma yaparak, Marmaray Üsküdar durağında inebilir sonrasında 10 dakikalık keyifli bir sahil yürüyüşü ile Salacak’a varabilirsiniz. Kız Kulesine metrobüsle gidecekseniz; Avrupa yakasındaysanız Mecidiyeköy ya da Gayrettepe duraklarının birinden Yenikapı-Hacıosman (M2) metrosuna aktarma yapmanız gerekir. Anadolu yakasındaysanız Metrobüs’ün Altunizade durağında inip, İETT’nin 11ÜS belediye otobüsüyle Marmaray Üsküdar durağına gidebilir, sonrasında yine yürüyerek Salacak’a ulaşabilirsiniz. Anadolu yakasından Kadıköy-Pendik-Tavşantepe (M4) metrosu ile gelecekseniz Acıbadem durağında inip 16F belediye otobüsüyle Kız Kulesi durağına gelebilir ve sonrasında 3-5 dakika yürüyebilirsiniz.

Maiden's Tower
Kız Kulesi Ulaşım – Salacak

 Salacak ve Kabataş’tan Kız Kulesi’ne tekne kalkış saatleri:

Salacak:
Gündüz: 09:15-18:30 arası 15 dakikada bir ring servis,
Akşam (rezervasyonlu misafirler için): 20:15-00:30 arası 15 dakikada bir ring servis,
Kabataş:
Hafta İçi Gündüz:
Kabataş: 12:00-13:00-14:00-15:00-16:00-17:00-18:00
Kız Kulesi: 12:45-13:45-14:45-15:45-15:45-16:45-17:45-19:00
Hafta Sonu Gündüz:
Kabataş: 10:00-10:30-11:00-12:00-13:00-14:00-15:00-16:00-17:00-18:00
Kız Kulesi: 10:45-11:45-12:45-13:45-14:45-15:45-16:45-17:45-19:00
Akşam (rezervasyonlu misafirler için):
Kabataş: 20:00-20:45-21:30
Kız Kulesi: 23:00-23:45-00:30

Kız Kulesi Giriş Ücreti:

Kız Kulesi müze giriş ücreti yetişkinler için 20 TL, öğrenci ve 60 yaş üstü kişiler için 10 TL’dir. Müze ziyaret saatleri 09-00-19:00 arasıdır.

Maiden's Tower - Restaurant
Kız Kulesi – Restaurant

Kız Kulesi Restaurant:

Boğazda denizin ortasında, muhteşem İstanbul manzarası eşliğinde, etrafınızdan vapur ve tekneler geçerken, kulağınızda martı sesleri ve vapur düdüğü, burnunuzda deniz kokusu; eş dostla keyifli sohbetler yapabileceğiniz, sevdiğinizle romantik anlar geçirebileceğiniz, lezzetli yemeklerini yerken sıcak soğuk içeceğinizi yudumlayacağınız; uzun lafın kısası unutulmaz bir deneyim yaşayacağınız bir mekandır Kız Kulesi Restaurant. Aynı zamanda düğün, toplantı, tanıtım, iş yemeği benzeri etkinlikleri için de Kız Kulesi’nin Kuledebar’ını, restaurantını ve uygun hava koşullarında terasını kullanabilirsiniz.

Maiden's Tower - Kuledebar
Kız Kulesi – Kuledebar

Kız Kulesi Kahvaltı:

Hafta içi 09:00-13:00 saatleri arasında kahvaltı tabağı şeklinde servis edilir. Rezervasyon yaptırıldığında müze girişi ve tekne ulaşımı dahil kişi başı fiyatı 45 TL’dir. Hafta sonu ise kahvaltı serpme kahvaltı şeklinde olup 10:00-13:00 saatleri arasında servis edilir. Rezervasyon yaptırılması halinde müze girişi ve tekne ulaşımı dahil kişi başı fiyatı 80 TL’dir.

Kız Kulesi Öğle Yemeği:

Kulenin en alt katındaki ana restaurantta, 12:00’dan itibaren kafeterya menüsünden sipariş verilerek hizmet alınabilmektedir. Rezervasyona gerek yoktur.

Kız Kulesi Akşam Yemeği:

20:15’ten itibaren, dünya mutfağının seçme lezzetlerinden oluşan menüler, romantik yerli yabancı canlı müziği eşliğinde sunulmaktadır. Kişi başı fiyatı 169 TL ve 199 TL olan iki farklı menü vardır. İçecekler ayrıca ücretlendirilir.

Kız Kulesi Kuledebar:

Gündüzleri 09:00’dan itibaren kafeteryada içecek servisi başlamaktadır. Akşamları ise 20:15-00:30 arası 240 TL’lik iki kişilik özel bir paket sunulmaktadır.
Kule’deki akşam programlarında şort, kapri ya da eşofman tipi kıyafetlerin yanı sıra 7 yaş altı çocuk misafirler kabul edilememektedir.

Maiden's Tower
Kız Kulesi Restaurant – Teras

 

Kız Kulesi Düğün & Etkinlik:

Restaurant ve yaz aylarında terasta azami 220 kişilik büyük organizasyonlar, Kuledebar’da ise azami 20 kişilik küçük organizasyonlar düzenleyebilirsiniz. Etkinlik demişken; evlilik teklifinden sevgililer gününe, doğum gününden evlilik yıl dönümüne; kokteyl, lansman, sunum, toplantı, iş yemeği gibi aklınıza ne geliyorsa. Bunun için aşağıdaki iletişim bilgilerinden ulaşıp rezervasyon yaptırabilirsiniz.

Maiden's Tower
Kız Kulesi Restaurant – Teras

 

Kız Kulesi Rezervasyon ve İletişim:

Adres: Salacak Mevkii Üsküdar 34668
Telefon: (216) 342 4747
Fax: (216) 495 2885
Whatsapp: (533) 476 5806
ePosta: [email protected][email protected]

Maiden's Tower
Kız Kulesi

Kız Kulesi Tarihi:

Yaklaşık 2500 yıllık tarihi olan Kız Kulesi’nin üzerinde bulunduğu adacık, önceleri Üsküdar sahillerinde karaya bağlı bir kayalık iken, büyük depremler sonrasında karadan koparak oluşmuştur.
Kesin olmamakla birlikte Kız Kulesi’ni yapan ilk kişi olarak bilinen Yunan komutan Alkibiades, M.Ö. 410 yıllarında İstanbul Boğazı’ndan geçen gemileri denetlemek ve onlardan vergi almak amacıyla bu adacık üzerine bir kule yaptırır ve Sarayburnu’ndan kuleye zincir çektirir. 70 yıl sonra, bir başka Yunan komutan Chares ise, kulenin bulunduğu yere eşi için mermer sütunlar üzerine bir anıt mezar yaptırır.
Yaklaşık 1500 yıl sonra M.S. 1100’lü yıllarda Roma İmparatoru Manuel Comnenos, şehrin savunmasına destek amacıyla biri Kız Kulesi’nin olduğu adacıkta, diğeri Sarayburnu yakınlarında iki kule yaptırır. Düşman gemilerinin İstanbul Boğazı’na girişine engel olmanın yanı sıra, ticari gemilerden vergi toplayabilmek amacıyla iki kule arasına zincir çektirir.
Kız Kulesi’nin İstanbul’un fethi sırasında Venedikliler tarafından üs olarak kullanıldığı; Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u kuşattığı sırada Bizans’a yardım etmek için Venedik’li Gabriel Treviziano komutasındaki filonun burada üslendiği bilinmektedir.
İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet bu küçük kaleyi yıktırıp yerine taştan, etrafı mazgallarla çevrili küçük bir kalecik yaptırır ve buraya toplar yerleştirir. Fakat bu toplar daha çok bir gösteri platformu olarak kullanılır. Kız Kulesi’nin bugünkü halinin temelleri ve alt katın önemli kısımları Fatih döneminde yapılmıştır. 1510 Büyük İstanbul depreminde pek çok yapı gibi Kız Kulesi de büyük hasar görmüş, kulenin onarımı Yavuz Sultan Selim döneminde yapılmıştır. Çevresinin sığ olması sebebiyle 17. yüzyıldan sonra kuleye fener konulmuştur ve bu tarihten itibaren kule artık bir deniz feneri olarak hizmet vermeye başlamıştır. Kuledeki mevcut toplar da bu dönemde artık merasimlerde selamlama için kullanılmaya başlanmıştır. Genelde padişahların tahta geçişlerini halka duyurmak için buradan top atışları yapılmıştır.

Maiden's Tower
Kız Kulesi

1719 yılında çıkan yangın ile iç kısmı tamamen ahşap olan kule yanmış, 6 yıl sonra; İstanbul’un baş mimarı olan, aynı zamanda Osmanlı’ya matbaanın gelmesinde önemli rolü olan ve Lale Devri’nin Sadrazamı olarak da bilinen Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından yeniden yaptırılmıştır. Kız Kulesi artık kâgirdir; üst tarafında camlı bir köşkü ve onun üstünde de kurşun kaplı bir kubbesi vardır.

1731’de kulenin feneri ile top mazgalları ve diğer yerleri yeniden onarımdan geçmiştir. Kız Kulesi, Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş devrine girmesi ile tekrar savunma kalesi olarak kullanılmaya başlar. Top atışları, bu dönemde artık savunma amaçlı yapılır. 1830-1831’deki kolera salgınının şehre yayılmaması için Kız Kulesi karantina hastanesine dönüşür. Daha sonra 1836- 1837’de görülen ve 20-30 bin kişinin öldüğü veba salgını sırasında hastaların bir kısmı burada kurulan hastanede tecrit edilmiş, uygulanan bu karantina ile salgının yayılması önlenmiştir. Kız Kulesi’nin Osmanlı dönemindeki son büyük onarımı II. Mahmud döneminde yapılmıştır.

Kız Kule’sine bugünkü şeklini veren tadilat 1832-33 yılında yapılmıştır. Osmanlı-barok mimari tarzında yapılan bu restorasyonda, kuleye dilimli kubbe ve kubbe üzerinden yükselen bayrak direği ilave edilmiştir. 1857 yılında bir Fransız şirketi tarafından Kız Kule’sine yeni bir fener yaptırılır.
İkinci Dünya Savaşı yıllarında Kız Kulesi’nde yenileme çalışması yapılır. Kulenin çürüyen ahşap kısımları tamir edilir ve bazı bölümleri yıkılarak betonarmeye çevrilir. 1943’de yeniden büyük bir onarım geçiren kulenin çevresine büyük kayalar yerleştirilerek denize kayması önlenmiştir. Bu arada kulenin oturduğu kayanın etrafındaki rıhtımdaki ambar ve gaz depoları kaldırılmıştır. Yapının dış duvarları korunarak içi betonarme olarak yenilenmiştir. Kız Kulesi, 1959 yılında Askeriye’ye devredilmiş ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı, Boğazın deniz ve hava trafiğinin denetlenmesini sağlayan bir radar istasyonu olarak kullanılmıştır.

Deniz Kuvvetleri Tesisi Mayın Gözetleme ve Radar İstasyonu olan binadaki sarnıç, 1965’de yapılan tadilatlar sırasında üzeri beton dökülerek kapatılmıştır. 1983 yılından sonra kule, Denizcilik İşletmeleri’ne bırakılmış ve 1992 yılına kadar ara istasyon olarak kullanılmıştır. 1964’te Savunma Bakanlığı’na, 1982’de Denizcilik İşletmeleri’ne devredilen kule, 1995’te Turizm Bakanlığı tarafından Hamoğlu Holding’e, işletmesi için 49 yıllığına kiralanmıştır. Aslına uygun şekilde yapılan 5 yıllık restorasyon sonrasında, 2000 yılında müze ve restoran olarak ziyarete açılmıştır.

Maiden's Tower
Kız Kulesi

Kız Kulesi ve Nazım Hikmet:

Ünlü şair Nazım Hikmet için Kız Kulesi’nin çok özel bir anlamı vardır. Hem büyük dedesinin hem de 82 yıl sonra kendisinin başından geçen iki tarihi olay Kız Kulesi ve civarında meydana gelir. Anneannesinin babası olan Almanya doğumlu Karl Detroit’in, 12 yaşındayken Osmanlı’ya iltica etmek amacıyla bir gemiyle İstanbul’a geldiğinde karaya ilk çıktığı yer Kız Kulesi’dir. İlginç bir hikayesi olan Nazım’ın büyük dedesi, Osmanlı’ya sığındıktan sonra Mehmet Ali adını alacak, sarayda eğitim alıp, II. Abdülhamit döneminde paşalığa kadar yükselerek 1878 Berlin Antlaşması’nda Osmanlı’yı temsil edecektir. Ama bu anlaşma, onun öldürülmesine neden olacak sonucuyla tarihe geçecektir. Anlaşmayla Hristiyan cemaatlere haklar tanındığı için tutucu çevreler tarafından Osmanlı’yı gavura satan adam diye suçlanan Mehmet Ali Paşa Arnavutluk’ta linç edilecektir. Öte yandan Kız Kulesi, Nazım’ın hayatına da Ocak 1921’de girecek; Milli Mücadele için Anadolu’ya giderken gemisi Kız Kulesi önünde durdurulacak ve aranacaktır.

Maiden's Tower
Kız Kulesi

2500 yıllık tarihi boyunca bir çok vazifesi olmuştur Kız Kulesi’nin. Savunmadan ticari gemilerden vergi toplamaya, kolera ve veba salgınlarında karantina hastanesinden radyo istasyonuna, deniz fenerine kadar.

Çoğu dramatik bir dolu hikayesiyle; biraz utangaç, ama dillere destan güzelliğiyle, sadece Galata Kulesi değil, sadece sen ben değil, tüm İstanbul aşıktır ona. Kah Barbaros Bulvarı’nı inerken çıkar karşımıza, kah bir fotoğrafta.. Bazen bir ressamın tuvalinde, bazen bir şairin mısralarında..

İstanbul Destânı

İstanbul deyince aklıma kuleler gelir.
Ne zaman birinin resmini yapsam, öteki kıskanır.
Ama şu Kızkulesi’nin aklı olsa
Galata Kulesi’ne varır.
Bir sürü çocukları olur.