LUBNAN – BEYRUT

Gezilesi, görülesi bir sehir Beyrut… Pegasus’tan indirimli uçak bileti bulursaniz hiç düsünmeden alin derim. Malum Lübnan’a vize de yok, haftasonu tatili olarak bile gidip eglenip geri dönebilirsiniz.

Öncelikle belirtmek gerek ki Beyrut beklediginiz Arap sehirleri gibi degil. Modernlik olarak Istanbul’un bir çok yerinden daha modern oldugu söylenebilir. Örnegin Downtown’da sort ile gezdiginizde kimse dönüp size bakmiyor, ayni seyi Eminönü’de hayal etmek zor tabii 🙂 Insanlar modern, bayanlar gerçekten güzel. Yemekler ve eglence görülmeye deger…
Tarihi yerlerden bahsedecek olursak öncelikle Downtown’u gezmenizde fayda var. Ortadaki saat kulesi ve o meydana açilan bir çok sokaktan olusuyor downtown. Sokaklarda bir çok kafe ve restaurant bulunuyor. Restaurant’larda sigara içmek serbest çünkü herkes yemek sornasi nargile tüttürüyor. Yine Downtown’da görmeden geçmeniz mümkün olmayan mavi kubbeli kocaman Khatam Al Ambiya Camisi bulunuyor. Caminin içerisine söyle bir bakin özellikle avizeler gerçekten çok etkileyici. Sehirde genel olarak binalarin rengi sari. Bu da sehre eksi bir hava katiyor. Yeni yapilan binalarda bile bu dokuyu görmek mümkün.




Downtown’da bazi lüks alisveris merkezleri bulunuyor. Ayrica Martyrs Square denilen meydan da görülüp resimlenecek yerlerden biri… Hemen heykelin karsisinda Virgin bulunuyor, çok büyük olmasa da girilip gezilebilir. Heykelin hemen arkada tarafinda üzeri kursun izleri ile dolu bir bina gözümE çarpti yerel halka sordugumda eskiden buranin sinema oldugunu söylediler. Sehir hem iç savastan, hem de Israil saldirilarindan çok etkilenmis. Geçtiginiz bir çok yerde kurşun izlerine rastliyorsunuz. Tabii her köse basinda da bir asker nöbet tutuyor. Sehir adeta yeniden insa ediliyor, sanki savasin izlerini anca toparlamaya basliyor. Belki 2-3 yil sonra tekrar gidilse bambaska yerler ile karsilasilabilir.



Şehirde gidilebilecek bir diğer yer de Güvercin Kayalıkları, hemen sahilde gidip fotoğraflamanızı öneririm.



Beyrut’a gitmisken Jeita ve Byblos’a gitmenizi öneririm. Ben otelden bir taksi ayarlayip günlük anlastım ve o sekilde bir geziye çiktım. Gerçekten çok ilgili bir soför’e denk geldim, istedigim yerde istedigim kadar kaldım, güzel bir gün geçirdim. Jeita magaralari dünyanin yeni 7 harikasi olmaya aday bir yer ve kesinlikle bunu hakediyor. Magaralar 2 bölümden olusuyor, üst bölümde devasa magaranin içerisinde yürüyorsunuz. Kendinizi mumya filminde gibi hissediyorsunuz. Ufak bir tren ile gideceginiz ikinci magarada ise sizi bir kayik bekliyor. Kayiklara binip suyun içerisinde süzülerek magarayi geziyorsunuz. Magarada fotograf çekmek yasak oldugundan malesef çekemedim. Ancak gidin görün derim kesinlikle. Mümkünse erken saatte gidin öğlen saatlerinde ben çikarken disarida inanilmaz bir kalabalik olmaya baslamisti.
Jeita sonrasi yol üzerindeki Harissa’ya gidebilirsiniz. Ancak Beyrut’ta bu denli yüksege çikan bir teleferige binme fikri bana ters geldiginden tercih etmeden direk Byblos’a geçtim. Byblos ufak bir sahil kasabasi aslinda. Burada eski yerlesim yerlerini gezebilirsiniz. Ancak buranin bence en güzel yani balikçi Pepe 🙂 Pepe’de deniz ürünlerinin dibine vurun. Yediğim herşeyin tadı damağımda kaldı diyebileceğim kadar güzel bir mekan Pepe. Özellikle kalamar, ahtapot gibi deniz ürünleri kesinlikle çok basarili.



Beyrut eglence hayati çok hareketli bir sehir. Sehirde bir çok bar ve club bulunuyor. Özellikle Gemmayze bölgesinde bir çok bar bulunuyor. Gündüz bu bölgeye gittiginizde tüm barlarin kapandigini ve terkedildigini düsünüyorsunuz, ama ayni yere aksam gidince gerçekten hareketlilige inanamiyorsunuz. Ben Spoon isimli bir bara gittim, kokteyl performanslari ve garsonlari gayet basariliydi. Sonrasinda Oishii isimli Japon restaurant’indan gelen sesler üzerine oraya gittigimde çok basarili bir canli müzik grubuyla karşılaştım. Cumartesi aksamina özel bir program olabilir ancak gerçekten çok basariliydi. Yani Gemmayze’de gezerken kulaginizi ve gözünüzü açik tutun, her yerde sizi güzel bir sürpriz bekliyor olabilir. Geceyi tek yerde geçirmek yerine bir çok mekanı gezmenizi öneririm. Elbet gittiğiniz bir tanesi sizi tatmin etmeyi başaracaktır zira seçenek gerçekten fazla.

Bunun dışında en çok önerilen barlardan biri de Buddha, orada da rezervasyonu önceden yapmakta fayda var. Girişte çılgın bir sıra ile karşılaşabilirsiniz.

Ben Hamra Street üzerindeki Plaza otelde kaldım. Otel yer ve performans açisindan oldukça iyiydi. Ayrica her tür sorumda da oldukça yardimci olmaya çalistilar, tavsiye edilir.

Yiyecek – Içecek
Lübnan yemekleri kesinlikle güzel. Hamra Street üzerindeki Laziz restaurant degerlendirilebilir. Ama asil Lübnan yemegini ben ABC alisveris merkezinin üst katinda bulunan Leila Restaurant’ta yedim. Yemekler, arak (Lübnan rakisi) hepsi güzeldi gerçekten. Gitmeden rezervasyon yaptirmanizda fayda var. 

Ayrica Hamra’daki Hamra Cafe’nin arka bahçesi de yaz geceleri tercih edilebilir. Bir yandan içkinizi yudumlarken bir yandan da nargilenizi tüttürebilirsiniz.

Bir de daha önce de belirttiğim gibi elbette Pepe’de deniz ürünü yemeden Beyrut’tan dönmeyin.
Baslica Yiyecekler: Kebap (tabiki 🙂 ), labne peynirinden yapilmis mezeler & börekler, humus, tabuleh (buldurlu maydanoz salatasi – maydanoz sevmeyen yemesin), fattouch (benim favorimiz salata), kibbe (içli köfte), zeytin & zeytinyagi.


Magnet
Son olarak magnetlerin bir gezi için bende ne kadar önemli yeri olduğunu şu yazımda anlattım.

Bu gezinin magneti şöyle;